CEZAYİR EKONOMİSİ

Afrika’nın büyük ülkelerinden Cezayir, 1519- 1830 yılları arasında Osmanlı hakimiyetinde, 1830- 1962 yılları arasında Fransa hakimiyetinde kalmıştır. Son tarihte kanlı bir savaşla bağımsızlığını kazanmıştır. Ülkede Fransa’nın hem kültürel hem de ekonomik etkileri ağır olarak hissedilmektedir. Halkın özellikle başkent ve büyük kentleri çevresinde yaşayanları kendi dilleri olan berberi dillerinin yanı sıra Fransızcayı da gayet akıcı konuşmaktadır.

Türkiye’de Fransız ortaklı bankanın bu ülkede, Fransız bankanın uygulamalarında yer alan “dış ticaret merkezleri” konseptine uygun olarak kurduğu bir Türk masası yer almaktadır. Bu bankanın bir ara Rusya, Ukrayna, İsrail, Mısır ve Cezayir ‘de yer alan Türk masaları şu anda Cezayir hariç kapatılmış durumdadır.

Cezayir, petrol ve doğal gaz zengini bir ülkedir. İhracatın neredeyse hemen hemen tamamını bu iki kaynak oluşturmaktadır. Buna karşılık nihai ürün bazında nerdeyse her şey ithal edilmektedir. Dolayısıyla ülkenin dış ticaret dengesi petrol fiyatlarındaki değişimlerden büyük oranda etkilenmektedir. Ülkede üretime yönelik faaliyet oldukça az olup işsizlik yüksek, kişi başına gelir düzeyi düşüktür. Ülkenin ana tedarikçileri Fransa, İtalya, İspanya ve Çin’dir.

Cezayir’de ekonomik anlamda değişim 2000- 2005 yılları arasında başlamıştır. Serbest piyasa düzenine geçişte sorun yaşayan birçok ülke gibi Cezayir’de de bu alışma döneminin sancıları hala hissedilmektedir.

Cezayir’in 2015 yılı dış ticaret rakamlarına bakıldığında bir daralma söz konusudur. Geçmiş yıllarda ticaret fazlası veren ülke, 2015 ‘te dış ticaret açığı vermiştir. 2015’te ihracat daralması %39,9 seviyesinde gerçekleşmiş olup ihracat büyüklüğü 37,8 mia USD olmuştur.  İthalat ise %12,1 daralma göstererek 51,5 mia USD’ye gerilemiştir. Dolayısıyla, 2014 yılında 4,3 mia USD’lik fazla, 2015 yılında 13,7 mia USD’lik açığa dönüşmüştür. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2014 yılında %107 iken, 2015 yılında %73’e gerilemiştir.

İhracatın %94,5’ini hidrokarbürler oluşturmaktadır.

2014’ün 2. yarısından sonra hızlanan petrol fiyatlarındaki düşüş, şüphesiz bu açığın en önemli sebebidir. İlaveten ihraç edilen hidrokarbürün miktarında da azalma bulunmaktadır.

2015 yılında Cezayir GSYİH ‘sı %3,8 artış göstermiştir.

Ülkede üretim faaliyetleri oldukça düşük seviyelerdedir. Sahra bölgesinde önemli hidrokarbür yatakları bulunmaktadır. Avrupa’ya İspanya ve İtalya’dan uzanan iki boru hattı ile doğalgaz ihraç etmektedirler. Aynı zamanda özellikle Amerikan şirketlerinin işlettiği petrol yatakları bulunmaktadır. Ülke topraklarının çok büyük kısmı çöl olmasına karşın, bu çölün altında büyük yeraltı kaynakları bulunmaktadır. Fakat bu kaynakların ülke sınırları içinde işlenmesi oldukça sınırlı düzeydedir. Akaryakıt istasyonlarında benzinin bittiğine oldukça sık şahit olunmaktadır. Benzinin litre fiyatı Türkiye’deki litre fiyatının 1/10 seviyesindedir. Hidrokarbürün dağıtım ve işlenmesinden sorumlu olan devlet şirketi SONATRACH ülkenin de en büyük kuruluşu konumundadır.

İşsizlikte son 15 yılda düşüşler görülmekle birlikte halihazırda %10’lar civarındadır. Fakat kayıtların gerçeği yansıtmadığını düşünülmektedir. Cezayir’de işsizlik oranı, özellikle de genç işsizlik oranı oldukça yüksektir. Ülke de doğum oranı da yüksek düzeylerdedir. Ülkenin yaklaşık %70’i 30 yaşın altındadır.

İşsizliğin çok yüksek olması hırsızlık olaylarının da çok fazla olmasında en önemli unsurdur.

Cezayir Hükümeti ekonomik birincil hedefi işsizliğin düşürülmesi olarak belirlemiş durumdadır. Bu sürecin anahtarlarını ise;

  • Özelleştirme,
  • Fiyatların Serbestleştirilmesi,
  • Devlet Kurumlarının Yeniden Yapılandırılması,
  • Yabancı Sermayenin Ülkeye Çekilmesi oluşturmaktadır. Hükümet yatırım programında 150 mia USD ‘lik yatırım öngörülmüştür.

Bazı makroekonomik rakamlar ise aşağıdaki gibidir;

  • Gayrisafi yurtiçi hasıla 220 mia USD civarındadır.
  • Kişi başına gelir 5,500 USD civarındadır.
  • Büyüme oranı %3 ve %4 arasında seyretmektedir.
  • Enflasyon nispeten düşük seviyelerde olup %3 – %5 aralığında seyretmektedir.
  • Rezervler 180 -190 mia USD civarındadır.
  • Nüfus 40 Milyona yakın bulunmaktadır.

Ülkede konut ve barınma en önemli sıkıntılardan biridir. Cezayir hükümeti her yıl binlerce konutun yapılması için ihalelere çıkmaktadır. OPGİ olarak anılan ve Cezayir’in TOKİ si sayılabilecek bu kurum, ülkedeki değişik vilayetlerdeki konut ve sosyal tesislerin yapımını üstlenmektedir. Bu kurumun ihalesini alan çok sayıda Türk şirketi bulunmaktadır.

Kadınların iş hayatına katılımı ve sokağa çıkmaları başkent ve büyük şehirlerde gayet sık rastlanan bir durum ise de kırsal kesimde oldukça düşüktür.

Türk firmalarının Cezayir’de önemli yüklenimleri ve faaliyetleri bulunmaktadır. Tosyalı grubunun yatırımları 1 mia USD yi aşmış durumdadır. İlaveten, Ülker, Bilyap Grubu, Kayı İnşaat Grubu, Atlas Grubu, Kur İnşaat, Nurol İnşaat, MAPA, Yapı Merkezi İnşaat gibi birçok firmamız faaliyet göstermiş ve göstermektedir.

Ülker Grubu eski bir fabrikayı satın alarak Biskrem gibi bisküvi çeşitleri üretip, sahra altı Afrika’ya ihracat hedeflemiştir. Fakat yeterli verim alınamadığı için fabrika kapatılmıştır.

Son 15 yıldır altyapı yatırımlarına hız verilmiş ve Türk Müteahhit firmaları oldukça büyük işler üstlenmiştir. Halihazırda Çin müteahhit firmalarının ardından en yüksek montanlı işler Türklerin Müteahhit firmalarındadır.

Cezayir halkı Türklere büyük sempati besliyorlar ve bizim insanımıza oldukça sıcak davranmaktadırlar. Hükümetler düzeyinde aynı sıcak ilişkiler maalesef bulunmamaktadır. Bunun bazı nedenleri bulunmaktadır. En önemli nedeni, Cezayir ‘in bağımsızlığının tanınmasında (1962), o yıllarda Avrupa Birliği üyeliği başvurusunda bulunan Türkiye’nin çekimser kalmasıdır. Ticaret ve Bankacılık konularında da sorunların temelinde Türkiye tarafının kusurları da bulunmaktadır.

Şöylece sıralayalım;

  • Cezayir Bankaları, Türk bankalarının garanti mektuplarını kabul etmemektedir. 1. sınıf bir Avrupa Bankası üzerinden gelmesini talep etmektedir. Bu durum firmalarımız için ek maliyetlere sebebiyet vermektedir.
  • Mektuplar konusunda (Türk tarafında) ihtiyat-i tedbir kararlarının uygulanmasında hukuki olarak bir takım görüş ayrılıklarının ve geçmiş uygulamaların mevcudiyeti,
  • Serbest ticaret anlaşması uzun yıllardır gündemde olmakla birlikte hala hayata geçirilmiş değildir. Cezayir’in birçok Avrupa ülkesi ile serbest ticaret anlaşması bulunmaktadır. Ana tedarikçiler olan Fransa, İtalya ve İspanya bu ülkelerdendir.
  • Çin, önemli projelerde hazine garantisi ile kendi firmalarının iş yapmalarının önünü açmakta ve iş hacminin gelişimine önemli katkısı olmaktadır.
  • Fas ve Tunus vize uygulamaz iken, Cezayir, Türk Vatandaşlarına vize uygulamaktadır.

Bütün bunların ardında sorunların çözümü konusunda siyasi ilişkilerin çok önemli olduğu aşikardır.

Fransa Cumhurbaşkanı’nın her ziyaretlerinde Fransız müteşebbisleri önemli tutarlarda iş almaktadırlar.

Cezayir’e ve Cezayir gibi ülkemizin pazar dairesi içinde yer alan birçok ülkeye daha analitik ve diplomatik derinliği olan bir anlayışla yaklaşım gösterilmelidir. Gerek siyasi gerek ekonomik problemlerin giderilmesinde proaktif davranılmalı, kriz süreçlerinde uzaklaşmak yerine süreci fırsata çevirmenin peşinde olunmalıdır.

Ayrıca bakınız: AZERBAYCAN EKONOMİSİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.