YÜKSEK KATMA DEĞERLİ İHRACAT VE DIŞ TİCARET HADDİ

Çin alışveriş sitelerini incelediğinizde akla hayale gelmeyecek elektronik ürünler tasarladıklarını görmüşsünüzdür. İnovasyon yaratıp katma değeri yüksek teknoloji ürünleri üretmemiz elzem bir konu. Hatta bu konuda arkada kalmak, artık değişimin değişme hızının çok yüksek olduğu bir dünyada bize ileride büyük maliyetler yükleyecektir.

2018 yılında ihracat 2017’ye göre %7 artarak 156.993 mio USD’den 168.230 mio USD’ye ulaştı. Aynı dönemde ithalat %4,6 düşüşle 233.800 mio USD’den 223.390 mio USD’ye indi. Dış ticaret açığı ise %28,4 düşüşle 76.807 mio USD’den 55.161 mio USD’ye geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2017’de %67,1 iken geçen yıl sonu itibarıyla %75,3’e çıktı. [1] Umut ediyorum ki büyük altyapı yatırımları yapan, enerji ‘de koridor avantajını kullanarak ve yapılan sondaj çalışmaları, RES ve GES yatırımları ile enerji maliyetleri düşecek bir Türkiye, bir de genç ve dinamik iş gücü ve beyinlerin yüksek teknolojili ürünler tasarlayarak daha çok döviz girdisi sağlayacak ve nihayetinde on yıllardan bu yana yaşadığı kur riskini bertaraf etmiş olacaktır.

Dış Ticaret Haddi, ihracat fiyatlarının ithalat fiyatlarına oranıdır. “Had” derece anlamına gelmektedir. Ticaret haddi alınan satılan malların miktarı ve bu malların değişim oranını gösteren ölçüdür. Belirli bir dönemde alınan ve satılan malların fiyatları karşılaştırılarak o dönemdeki kayıp ya da kazanç görülebilir. Bir ülkenin ihraç ettiği malların fiyatları, tüketim ya da ham madde olarak üretimde kullanmak üzere ithal ettiği malların fiyatlarına göre zaman içinde düşüş gösterirse bu o ülkenin dış ticarette kayba uğradığını gösterir.

Aşağıdaki tabloyu TÜİK’in sitesinden aldım.[2] Bu veriye WEB sitemizin “TÜİK RAPORLARI” bölümünden de ulaşabilirsiniz.

Dış ticaret endeksleri, Aralık 2018
[2010=100]

 

 

 

 

 

 

 

 

Dış ticaret haddi ifadesi ihracat fiyat endeksi ile ithalat fiyat endeksi oranı için kullanılır. İhracatı ve ithalatı yoğun olarak yapılan mallar üzerinden ihraç malları fiyat endeksi ve ithal malları fiyat endeksi oluşturulmaktadır. Bu iki endeksin birbirlerine oranı dış ticaret haddini verir ve diğer bir adıyla “net değişim ticaret haddi (net barter terms of trade)” olarak ta bilinir.[3]

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) hesaplamalarında 2010 yılını baz alır ve İhracat ve ithalat fiyat endeksleri bir baz yıl endeks değeri 100 kabul edilerek dış ticaret endeksleri hesaplanmaktadır.

Dış ticaret hadlerinin;

  • Baz alınan yıla göre 100’ün üzerinde olması ihracat fiyatlarının ithalat fiyatlarına göre daha yüksek seyrettiği, dış ticaretin ülke lehine geliştiğini göstermektedir.
  • Baz alınan yıla göre 100’ün altında olması ise ihracat fiyatlarının ithalat fiyatlarına göre düşük gerçekleştiğini, dış ticaretin ülke aleyhine geliştiğini göstermektedir. Baz yıla göre bir birim ithal malı alınabilmesi için eskisinden daha fazla miktarda ihraç malı gerekecektir.

Bir ülkede ihracat ile ithalat arasındaki ilişki enflasyon dahil birçok makro veriyi yakından ilgilendiren, takip edilmesi gereken önemli bir ekonomik göstergedir.

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi;

  • 2017 yılı aralık ayında 104,8 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 4,4 puan azalarak, 2018 yılı aralık ayında 100,4 oldu.
  • 2018 yılı dördüncü çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre 4,8 puan azalarak 99,7 oldu.
  • 2018 yılında ise, önceki yıla göre 2,7 puan azalarak 102,3 oldu.

Rakamlar gösteriyor ki, endeksin baz alınan yıla göre 100’ün üzerinde olması dış ticaretin ülke lehine geliştiğinin bir göstergesi. Fakat, endekste 2019 yılında da 2018 yılı gerilemesi olan 2,7 puancık kadar bir gerileme olsa bir birim ithal mal alabilmek için daha fazla ihracat yapmamız gerekecek. Enteresan ve aynı zamanda önemli bir konu değil mi….

Konuyu döviz kurları ve dış ticaret haddi arasındaki nedenselliğe getirmek istiyorum. Hala tartışılan bu konu da literatürde birçok araştırma ve makale mevcut. Tartışma genelde hangisinin diğerini etkilediği üzerinde dönüyor. Bu durumu açıklamaya çalışan iki yaklaşım var;

  • STANDART YAKLAŞIM, nedenselliğin ticaret hadlerindeki değişimlerden reel döviz kurlarına doğru olduğunu savunur.
  • YANSIMA YAKLAŞIMI, döviz kurlarındaki değişimlerden ticaret hadlerine doğru ters yönlü nedensel bir ilişkinin varlığına işaret eder.

İktisadi hayatta gelecek belirsizliklerle dolu. Etkin bir piyasanın varlığından söz etmek mümkün değil. Yapılan öngörülerle bu belirsizlikler azaltılmaya çalışılmakta. Ama bütünüyle ortadan kaldırmak yine mümkün değil. İzlenen döviz kuru politikalarının dış ticaretteki nisbi karlılığı değiştirmede kur hareketlerinin etkin olup olmadığını iyi analiz etmek gerekiyor. Başka bir deyişle, kur değişimleri ile ithalat veya ihracatçının fiyat avantajının dış piyasalar tarafından emilip emilmediği konusu önemli. Bu konuda yapılan ampirik bir çalışmada, reel kur hareketleri ile ihracat ve ithalat fiyat endeksleri arasında önemli ilişkilerin olması kur hareketlerinin dış ticaretin karlılığını zayıflatıcı bir niteliğinin olduğunu gösteriyor yani fiyat avantajının dış piyasalar tarafından emildiğini ifade ediyor. [4]

Kısacası, piyasaya ilk giren olmak önemli. Bunun için ise sıkı bir inovasyon ve ar-ge gerekiyor dostlarım. Türkiye, yeni ihracat stratejileri ile mal sattığı ülke sayısını bir hayli yükseltti.[5] Konu hakkında Kerem Alkin Hoca’nın şu yazısına göz atmanızı tavsiye ederim. https://www.sabah.com.tr/yazarlar/kerem-alkin/2019/02/06/ihracatta-cok-boyutlu-hamleler

İlerlemenin henüz cılız olduğunu kabul ediyorum fakat ivmenin giderek yükseleceğini düşünüyorum.

Bir de finansal okuryazarlık adına bir konuyu hatırlatmak istiyorum;

TL’nin USD karşısında değer yitirmesi sık rastladığımız bir durum. Diyelim ki, 1 USD 5 TL’den 10 TL’ye devalüe edilsin. Bu durumda USD, TL karşısında %100 değer kazanmıştır denebilir ama TL, USD karşısında %50 değer kaybetmiştir. Başka bir deyişle artık 5 TL’ye ancak 0,5 USD alabilirsiniz. Bu konuda da Alaattin Aktaş Hocamın şu yazısını okumanızı öneririm.[6] https://www.dunya.com/kose-yazisi/bir-paranin-deger-kaybi-nasil-hesaplanir/17491

 

 

KAYNAKLAR

“2018 ihracat rakamları belli oldu! İhracatta cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı! – Takvim – 04 Ocak 2019”. Erişim 11 Şubat 2019. https://www.takvim.com.tr/ekonomi/2019/01/04/2018-ihracat-rakamlari-belli-oldu-ihracatta-cumhuriyet-tarihinin-rekoru-kirildi.

“Bir paranın değer kaybı nasıl hesaplanır?” Dünya Gazetesi, 03 Eylül 2013. https://www.dunya.com/kose-yazisi/bir-paranin-deger-kaybi-nasil-hesaplanir/17491.

“Dış ticaret hadleri nedir?” Erişim 11 Şubat 2019. http://piyasarehberi.org/sozluk/dis-ticaret-hadleri.

“KEREM ALKİN – İhracatta ‘çok boyutlu’ hamleler”. Sabah. Erişim 12 Şubat 2019. https://www.sabah.com.tr/yazarlar/kerem-alkin/2019/02/06/ihracatta-cok-boyutlu-hamleler.

“Türkiye İstatistik Kurumu, Dış Ticaret Endeksleri, Aralık 2018”. Erişim 11 Şubat 2019. http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30641.

Zeng, Ahmet. “REEL DÖVİZ KURU HAREKETLERİ VE DIŞ TİCARET FİYATLARI (TÜRKİYE EKONOMİSİ ÜZERİNE AMPİRİK BULGULAR)”, t.y., 15.

 

[1] “2018 ihracat rakamları belli oldu! İhracatta cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı! – Takvim – 04 Ocak 2019”.

[2] “Türkiye İstatistik Kurumu, Dış Ticaret Endeksleri, Aralık 2018”.

[3] “Dış ticaret hadleri nedir?”

[4] Zeng, “REEL DÖVİZ KURU HAREKETLERİ VE DIŞ TİCARET FİYATLARI (TÜRKİYE EKONOMİSİ ÜZERİNE AMPİRİK BULGULAR)”.

[5] “KEREM ALKİN – İhracatta ‘çok boyutlu’ hamleler”.

[6] “Bir paranın değer kaybı nasıl hesaplanır?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Follow by Email
LinkedIn
LinkedIn
Share