İSLAMİ FİNANSIN TARİHSEL GELİŞİMİ

20. yüzyılın başlarında gelişen para ve sermaye piyasaları ile insanoğlunun çokça kullanır olduğu Finans kavramı, önceleri, firma varlık ve yükümlülüklerinin en kârlı ve verimli şekilde yönetilmesi iken sonraları bu tanıma ilaveten “değer yaratmak” olgusunu da içine katmıştır. Başka bir değişle, kâr ve kazanç kavramlarının başat kabul edildiği finansal sisteme artık insan unsuru ve sosyal sorumluluk daha çok dahil olmuş, müreffeh insan / müreffeh toplum teması daha çok işlenmeye başlanmıştır.

Geçmişten, özellikle Sanayi Devrimine kadar olan ekonomik ve iktisadi düşünce akımlarının fikir öncülerinin ideolojilerinden, inançlarından, kültürlerinden ve dinlerinden etkilendiği apaçık görülecektir. Ekonomi, önceleri ahlâk ilminin bir dalı iken, Sanayi Devrimi’yle birlikte kapitalizmin teorik esasları halini almıştır. İktisat ise başlangıçta taşıdığı tutumluluk, ılımlı ve kanaatkâr olma ve tasarruf anlamlarını kaybetmiş, kitlesel üretim ve tüketime dayalı bir sistemin açıklayıcısı olmuştur. Bu yüzdendir ki, Batı kaynaklı iktisat teorilerini evrensel gerçek olarak görmek büyük bir yanılgıdan öte bir şey değildir (Tabakoğlu, 2016, s. 26).

İslami ekonomi ve finans kaidelerinin özellikle Vakıf müessesi ile vücut bulduğu Osmanlı döneminde ise âhilik teşkilatları sosyal yardımlaşma ve karz-ı hasen ‘in en güzel örneklerini vermiş, para vakıfları ise günümüz bankacılık sisteminin İslami finans kurumları olarak faaliyet göstermişlerdir. Kişilerin gelir fazlaları bizzat kendileri tarafından vakıflara aktarılmış, lüks tüketim ve israfın önüne geçilmiş, toplum refahının artmasına yardımcı olunmuştur. Kaldı ki, Osmanlı Devleti’nin 18. Yüzyıl sonlarına kadar yüksek bir üretim ve arz yapısına sahip olduğu bilinmektedir (Tabakoğlu, 2016, s. 28). 19. Yüzyılın başlarında başlayan Batılılaşma hareketleri ve ilaveten gerileme sürecine giren İmparatorlukta Batı devletlerinin ekonomik ve finansal faaliyetleri ve akabinde gelen savaşlar ekonomik yıkımı başlatmış, Cumhuriyet dönemi ile Batı tarzı finansal kurumların yerleşmesi ve gelişmesi devam etmiştir.

İkinci Dünya Savaşını müteakiben bütün Dünya’da ve özellikle bağımsızlıklarını elde etmeye başlayan birçok Müslüman ülkede, İslam’ın Kur’an’da ve Hz. Muhammed (sav) sünnetinde emrettiği ya da yasakladığı hususlar çerçevesindeki temel prensiplere ve değerlere yönelik alternatif bir finansal sistem arayışı başlamıştır (Özdemir ve Aslan, 2017, s. 11).

Ortaya Çıkışı

İslami finansın teorik ilkeleri büyük ölçüde Pakistanlı teolog Seyyid Abdul Alâ Mevdudi tarafından 1940’lardan itibaren formüle edilmiştir. İslami ilkelere dayalı bir ekonomi ise 1946’da Enver İkbal Kureyşi, 1948’de Naim Sıddıki ve 1948’te Şeyh Mahmud Ahmed tarafından da savunulmuştur. İlk İslami finans kurumu ise 1957 yılında Arabistan’da Al Rajhi Bank adıyla kurulmuştur. Arabistan, bu bankayı 1978 yılında “Al Rajhi Trading and Exchange” şirketine dönüştürmüştür (Ouendi, 2015, s. 3). Ağustos 1962’de Malay hacıları finanse etmek için “The Pilgrims Saving Corporation” kurulmuş ve 30 Eylül 1963’te Malezya’da faaliyete geçmiştir. 1969’da şirket “The Pilgrims Affairs Office” ile birleştirilmiş (1951’den beri Penang’da faaliyettedir) ve böylece ” The Pilgrims Management and Fund Board” doğmuştur. Gerçek bir başarı deneyimi olarak 1963’te Mısır’ın Mit Ghamr köyünde ekonomist Ahmed El Neccar tarafından kurulan ilk Müslüman tasarruf bankası “Mit Ghamr Tasarruf Bankası” siyasi nedenlerle sadece dört yıl faaliyetini sürdürebilmiştir. 1969’da “Dallah Albaraka”, Riyad’da (Suudi Arabistan) Şeyh “Saleh Kamel” tarafından kırk yıllık bir süre içinde büyütülmüş uluslararası bir holdinge dönüşen küçük bir şirket olarak kurulmuş ve dünya çapında kırk ülkede milyar dolar seviyesinde önemli yatırımları finanse etmiştir. Grup, ticaret, emlak, finans, sağlık, ulaşım dahil ekonomik hayatın tüm sektörlerinde faaliyet göstermektedir. Dallah Albaraka, Al Baraka Banking Group, Altawfeeq Financial Group ve Altawfeeq Company Yatırım Fonları’nın bağlı olduğu ana kurumdur (Ouendi, 2015, s. 109).

Modern İslami finansın gerçek başlangıcı, birçok büyük İslami finans kurumunun kurulması, Pan-İslamcılığın yükselişi ve 1970’lerdeki petrol krizinin patlamasının kesişme noktasındadır. 1972’de, düşük gelirli sınıflara yönelik, yoksulluk ve işsizlikle savaşmak için zekâtın toplanması ve dağıtılması ve Mekke’ye yapılan hac yolculuğunun finansmanı için İslami finansörler tarafından geleneksel sosyal bankacılık çerçevesinde kurulan Mısır bankası “Nasır Sosyal Bankası” ilk modern İslami finans kurumudur.

Aralık 1973’te Cidde’de (Suudi Arabistan) düzenlenen İslam Konferansı Örgütü‘nün (İİT) konferanslarından birinde “İslam Kalkınma Bankası” nın kurulması kararlaştırılmıştır. Yönetim Kurulu’nun açılış toplantısı Temmuz 1975’te yapılmış ve banka, üye ülkelerin ve Müslüman toplulukların ekonomik ve sosyal ilerlemelerini bireysel ve ortaklaşa sürdürmek amacıyla Ekim 1975’te resmen açılmıştır. Aynı yıl, “Dubai İslam Bankası” kurulmuş ve bu banka, İslam ilkelerini tüm uygulamalarına dahil eden Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki en büyük İslami bankadır.

1980 yılından 2000 yılına kadar, İslami finans kurumları ve varlıklarının hacmi sürekli olarak büyümüş ve mevduat tabanlarını sağlamlaştırmış ve ürün çeşitliliğini genişletmek için finansal yeniliklerden yararlanmışlardır. Bu hızlanma, esas olarak petrol gelirleriyle beslenen ve şeriat uyumluluğa vurgu yapan ama yatırılan sermayenin geri dönüşüne ve bir yandan finansal kurumun çalışma tarzına somut çözümler bulma üzerine olmuştur. En önemli İslami finans kuruluşlarından biri 1981‘de “Mohamed Al Faisal Al Saoud” tarafından kurulmuş ve Cenevre’deki merkezi “Dar Al Maal Al Islami” olarak adlandırılmıştır (Ouendi, 2015, s. 110).

İslami finansın gelişimi 2000’li yıllarda İslami finans piyasaları, çok sayıda finansal kurum (bankacılık, sigorta, kontrol ve diğerleri) ve finansal ürünlerin çeşitlendirilmesiyle devam etmiştir. Şeriat uyumlu finansmana olan ilgi 2008 mali krizinden sonra ise küresel bir ilgi haline gelmiştir.

Kriz sonrası süreçte İslami finans mühendisliğinin geliştiği, birçok yeni finansal ürünün ya adapte edildiği ya da özgün tasarlandığı görülmektedir. Özellikle sukuk çeşitleri ve ihracı konusunda büyük gelişim kaydedilmiştir. Bunun yanında İslami Finansal Hizmetler Kurulu (IFSB), düzenleme, denetleme ve kurumsal yönetim konularını ele almak için kurulmuştur. Bu dönemde yatırımcı ilgisi ve ürün çeşitliliğinin artması, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da Şeriata uygun birçok işlemin yapılmaya başlamasıyla İslami finans küreselleşmeye başlamıştır. Akademik ilginin artması ve devamında saygın batılı üniversitelerce organize programlar sunulmaya başlanmıştır. 120 adet İslami fon idaresi kurulmuş, İslami para piyasası uygulamaları başlamış, teverruk kullanımı yaygınlaşmış ve İslami Fintech uygulamaları başlatılmıştır. Bununla birlikte bölgesel ve kurumsal uygulamalarda İslami prensiplerin tam olarak uygulanamaması, şeri standartların oluşturulamaması gibi hukuki sorunların arttığı da gözlenmektedir.

Gelişim Süreci

Aşağıdaki tabloda İslami finansın gelişimi ayrıntılı kronolojik tablo olarak sunulmuştur.

Tablo 4. İslami Finans Sisteminin Dönemsel Gelişim Süreci

Dönem İslami Finans Sisteminin Tarihsel Süreci
1950 Öncesi
  • Barclays Bank, 1890’larda Kahire Şubesini Süveyş Kanal inşaatı ile ilgili finansal işlemleri yürütmek üzere açar. İslam alimleri, faizli işlemler yaptığı gerekçesiyle bankanın faaliyetlerini eleştirir. Bu eleştiri aynı zamanda diğer Arap bölgelerine ve büyük bir Müslüman topluluğunun bulunduğu Hindistan alt kıtasına da yayılmıştır.
  • İslam alimlerinin büyük çoğunluğu faizin tüm formlarının ribâ kapsamında yasaklanmış olduğunu deklare ederler.
1950-1960
  • İslam ekonomisi üzerine teorik çalışmalar 1953 ’lü yıllarda başlamıştır.
  • Mudâraba ve wakala temelli ilk faizsiz bankacılık önerisi gelmiş ve Mısır’daki Mit Ghamr Bank ve Malezya’daki Hac Fonu faaliyetlerine başlamıştır.
1970’li yıllar
  • Iraklı bir âlim olan Baqir Al Sadr, 1970’de Kuveyt’te yayımlanan “İslâm’da Faizsiz Bankacılık” kitabını yayınlamıştır.
  • İlk İslami ticari banka, Dubai İslam Bankası 1974 yılında açılır. İslam Kalkınma Bankası (IDB) 1975 yılında kurulur. Petrol gelirlerinin ve petro dolarların birikmesi, Şer’i uyumlu finansal ürünlere olan talebi artırmaktadır.
1980’li yıllar
  • İslâm iktisatçıları kısa vadeli murabaha finansmanına fazla yoğunlaşma olmasını ve bu yüzden de kalkınmayı destekleyen uzun vadeli fonlamanın yeterince yapılamamasını eleştirmişlerdir.
  • Dar Al-Maar Al-İslâmî Cenevre’de kurulmuştur.
  • Bank Negara Malaysia (BNM- Malezya Merkez Bankası), Malezya’da kurulan ilk İslâmî banka.
  • İslami Bankacılık sistemlerini tanıtan İran, Pakistan ve Sudan’ın ekonomilerinin İslamileşmesi. Artan talep, Batı aracı kuruluşları ve enstitülerini
    cezbeder. IDB, 1981’de İslami Araştırma ve Eğitim Enstitüsü’nü (IRTI) kurdu.
    Bahreyn ve Malezya gibi ülkeler, geleneksel bankacılık sistemine paralel olarak İslami Bankacılık faaliyetlerinde bulunmaya başladır.
1990’lı yıllar
  • Bireysel bankacılık faaliyet çeşitlendirilmesi.
  • Geleneksel bankaların İslâmî banka uygulamalarına bünyelerinde yer vermeleri
  • Para piyasası rehberi yayınlandı.
  • İslâmî Bankalar Arası Para Piyasası Kuala Lumpur’da açılmıştır.
  • İslâmî Piyasa Minimum gösterge oranı ilk olarak belirlenmiştir.
  • Bahreyn bazlı Islamic Investment Company of the Gulf tarafından, 1 milyar dolarlık İslâm Konferansı Örgütü Altyapı Fonu’nu (OIC Infrastructure Fund) kurulmuştur.
  • Muhasebe standartlarına ve düzenleyici yapıya olan ihtiyaca dikkat çekilir.
    İslami Finansal Kuruluşlar Muhasebe ve Denetim Organizasyonu (AAOIFI) 1991’de kuruldu. İslami sigorta (Tekâfül) tanıtıldı. İslami sermaye Ionian kuruldu.
  • Malezya’da endeks oluşturulmuştur. Dow Jones ve FTSE İslami hisse senedi endeksleri geliştirilmiştir.
2000’li yıllar
  • Bahreyn Merkez Bankası bono ihraç etmiştir.
  • İslami Finansal Hizmetler Kurulu (IFSB), düzenleme, denetleme ve kurumsal yönetim konulanını ele almak için kuruldu. Sukuk (İslami tahvil) lanse edildi. Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da Şeriata uygun işlemlerin başlamasıyla İslami finans küreselleşmeye başlamış oldu. Akademik ilginin artması ve devamında saygın batılı üniversitelerce organize programlar sunulmaya başlandı. Kâr oranlı swapların başlangıcıyla finansal mühendisliğin sınırlı bir şekilde uygulanması Mali kriz sırasında ve sonrasında şeriata uygun işlemlerden sonra sınır ötesi yargı bölgelerinde hukuki sorunlar gündeme getirilmiştir. 2008 küresel kriz dönemi ve sonrasında Şer’i uyumlu işlemlerin başarısız olması sonucunda yasal sorunların artması.
  • 120 adet fon idaresi kurulmuştur.
  • İslami para piyasası uygulamaları başlamış, teverruk kullanımı yaygınlaşmıştır.
  • İslami Fintech uygulamaları başlamıştır.

Kaynak: (Iqbal ve Mirakhor, 2011), (Çelik, 2016)

Son altmış yılda büyük bir gelişme gösteren İslami finans piyasası, önceleri özellikle konvansiyonel piyasalardan uyarlan bir ürün geliştirme yolu izlemiş ve özellikle ABD ve İngiltere’de önemli bir büyüklüğe erişmiştir. Bunun altında yatan neden Körfez sermayesinin cazibesidir. Sonrasında, İslam ülkelerinde bankacılık ve banka dışı finans kurumlarının gelişip yaygınlaşması, İslami finans mühendislerinin yaptıkları çalışmalar ve şeriata uyum çalışmaları İslam ülkelerinde de İslami finansı önemli bir büyüklüğe taşımıştır. Buna rağmen büyüme oranı yüksek ise de konvansiyonel sisteme göre büyüklüğü çok cılız seviyelerdedir. Özellikle 2008 küresel finans krizi sonrası dikkatleri üzerine çeken İslami Finans, kriz dönemlerindeki olumlu performansıyla günümüzde finansal sistem içerisinde giderek önemli bir yer edinmiştir. Modern İslami finans önce bankacılık uygulamaları ile vücut bulmuş ise de banka dışı finansal kurumlar ile gelişmektedir. Bunlar arasında sermaye piyasalarında sukuk ve İslami endeksler, sigortacılık alanında Tekâfül modeli, yoksullukla mücadele ve finansal tabana yayılmayı hedefleyen İslami mikro finans ürünleri bulunmaktadır.

KAYNAKLAR

Ouendi, L. (2015). La Finance İslamique Face Aux Défis de la Globalisation Financière. Yüksek Lisans Tezi, Université Mouloud Mammeri de Tizi-Ouzou.

Özdemir, M. ve Aslan, H. (2017). Türkiye’de İslami Finansın Dönüşümünün Ekonomi Politiği. Seta Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı.

Tabakoğlu, A. (2016). İslam İktisadına Giriş (4th bs.). İstanbul: Dergah Yayınları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.