İSLAMİ FİNANSIN TEMEL DAYANAKLARI

İslam inancı şu üç temel unsuru kapsamaktadır ve bu temel unsurlar İslami finansın köklerini de oluşturmaktadır. İslami Finans bu üç unsuru temele yerleştirmiş olup bütün pazar ve ürün çalışmalarının bu temel üzerine inşa edilmesini gerekli bulmaktadır.

  • Akaid (“İslâm dininin temel kaideleri, zaruri hükümleri” anlamına gelir)
  • Şeriat (Kuran’ın ayetlerine, Hazreti Muhammet’in sözlerine ve yaptıklarına, bunlardan çıkarılmış yorumlara dayanan, bireysel ve toplumsal yaşamı düzenleyici dinsel kurallar bütünü, İslam hukuku)
  • Ahlâk, Etik-Moral Değerler (Buğan, 2019, s. 9)

Sabahattin Zaim’e göre İslâm ekonomisi; insanoğlunun ekonomik hayat şartlarının İslami ilke ve kaideler çerçevesinde incelenmesi için yürütülen çalışmalar olmakla birlikte ticari faaliyetlerin üretim, tüketim ve dağıtım faaliyetlerinde uygulanabilecek politikalar ile bunları hayata geçirecek olan kurumların alt yapılarının nasıl olması gerektiğini ve teorik olarak disiplin haline getirilmesi için gerekli bilimsel ortamın oluşturulmasını hedefleyen bir modeldir. Bu açıdan bakıldığında İslami finans sistemi, İslam ekonomisinin bir alt bileşeni olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte yine de İslâmî finans, her çeşit finansal oluşumların İslâm dininin prensiplerine uygun olarak gerçekleşmesini şart koşan bir sistem olarak tanımlamak yerinde olacaktır. İslâmî finansal sistem, İslam’ın ahlâkî ilkelerine göre finansal faaliyetlerin gerçekleşmesi için kurgulanmış bir finansal yapı olarak görülebilir (Çelik, 2016, s. 160).

İslami Finans, borçtan ziyade öz kaynağa, sermaye veya emek ortaklığına dayanmakta, risk transferinden ziyade risk paylaşımını esas almaktadır. Risk paylaşımı gerçekleştirilirken bir yandan basiretli iş adamı olarak hareket etme, mülkiyet haklarına saygı, yapılan her ticari faaliyetin bir akde bağlanması, emanete ihanet etmeme, erdemli olma, diğerlerini düşünme, adalet ve yardımseverlik gibi toplumsal dayanışmanın gerekleri doğrultusunda hareket etmeyi ön koşul kabul eder. Kârların mutlaka bir faaliyet, çaba veya girişim sonucu olması, kazancın kaynağının kâr paylaşımı esaslarına uygun olması ve faiz, kumar ve olmayan bir şeyin satışından gelmemesi gereklidir (Girard ve Hassan, 2008, s. 113). Bütün bunlara ilaveten bazı İslam alimleri, İslami finansal işlemlerin esaslarına istekli alıcı, istekli satıcı, iyi tanımlanmış veya belirlenmiş mallar veya ürünler, her iki tarafın karşılıklı olarak kararlaştırdığı fiyat ve teklif ve kabul unsurlarını da eklemiştir (Saiti ve Ahmad, 2017, s. 116).

Ekonomik ilişkilerde İslam, dürüstlüğü, güveni, başkalarına saygıyı ve sosyal adaleti teşvik eder. İslam’ın faizsiz ekonomi mantığı içinde adil, etik, sosyal fayda esaslı, insan merkezli yöntemler sunması günümüz modern finans anlayışı ile yakınlaşmasının altında yatan en önemli nedenlerdir. (Vural ve Kuzulu, 2019, s. 148). İslami finansın, sosyal, çevresel, siyasi ve kültürel alanlarda olduğu gibi iktisadi olarak insanların yararını gözetleyen, yanlış ve haksız uygulamaları ortadan kaldıran bir sistem olması geniş anlamda en temel özelliğidir (Karahan ve Ersoy, 2016, s. 95). Value-neutral yani değer hükümlerinden ari değildir. Aksine kendine özgü değerler grubuna ve içinde faaliyet gösterdiği öz değerler çerçevesine sahiptir. İslam hukukunda yapılması uygun görülen ve yasaklanan faaliyetler ile ticari faaliyetlerin sınırı ve çerçevesi çizilmiştir (Çürük, 2013, s. 1). İslami finans, İslam hukukuna veya şeriata uygun olarak ekonomik ve sosyal kurallara saygı duyar, bu da hem etik hem de kârlı bir model sunmayı mümkün kılar. İslami finans faaliyetinin amacı, finansal ilişkilerde etik, sosyal ve ahlaki bir denge kurmaktır.

Günümüzde sosyal piyasa ekonomisinden çokça söz edilmektedir. Batı’da sosyal kavramının ahlâki bir yönü de bulunmaktadır. Sosyal piyasa ekonomisinde aranan esasında adil bir iktisadi sistemdir. Bu düzen İslam ekonomisinde mevcuttur. Çünkü İslam İktisadı esasında serbest piyasa ekonomisinin ahlâk ile düzenlenmiş halidir (Çapak, 2018, s. 44). İslam ahlâk ekonomisi (Islamic Moral Economy), rasyonel insan yerine Allah rızasının kazanılmasını önemsemiştir. Bu görevi yerine getirmek için, sosyal ve ekolojik kaygıları ticari faaliyetlerine ve paydaşlarıyla ilişkilerine gönüllü olarak entegre eden şirketlere sermayenin kanalize edilmesini de teşvik etmektedir.

İslami finans, özel bir etik finans biçimi olarak görülmekte, ahlâki ve sosyal açıdan sorumlu bir boyutla nitelendirildiği için bir etik finansın biçimi olarak düşünülmektedir. İslami Finans ile Batı’da popüler hale gelen etik finans veya sorumlu yatırım kavramları arasında benzerlikler bulunmaktadır. Her ikisi de değer bazlı yatırımları desteklemektedir. İslami Finans, dini kural ve kaidelerle yönetilmekte ve tüm işlemlerde sosyal, etik ve ahlâki değerler dikkate almaktadır (Seçme, Aksoy ve Uysal, 2016, s. 108). İslami finansı, İslam hukukuna uymaları koşuluyla tüm faaliyet sektörlerine yatırıma izin veren bir sosyal sorumluluk yatırım biçimi olarak görmekte mümkündür. Bu, silah, alkol, tütün, pornografi ve kumar gibi yasa dışı sektörlere yönelik, doğaya ve çevreye zararlı mali işlemlerin yasaklanması anlamına gelir. Amaç, insanların ve nesillerin refahını, inançları, hayatları ve servetlerinin korunmasını teşvik etmektir. Bu anlamda İslami finansın, ekonomilerin sürdürülebilir kalkınmasını sağladığını da söyleyebiliriz. Finansal ve ekonomik yön arasındaki ilişkinin koşulları ve aynı zamanda finansmanın ekonomik büyümeyi etkilediği mekanizmalar finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi öne çıkarmaktadır. İslami finans, uluslararası finansal kriz sırasında daha yüksek etik ve istikrar standartları sağlamıştır ve sağlamaktadır (Mtiraoui, 2018, s. 2).

İslam hukukunun amacına ulaşması için beşeri düzen ve ilişkilerin siyasi, ekonomik ve sosyal olmak üzere tüm alanlarını kapsayan ve düzenleyen ahlâki ve etik değerlere ihtiyaç duyulmaktadır (Koçak, 2018, s. 70). Böyle bir sistem, kapitalist düzenin vurgu yaptığı doyumsuzluk, servet hırsı, makul kâr yerine kârın maksimizasyonu ve insan başarısının en önemli ölçüsü kabul edilen tatmin maksimizasyonu güdüsünü önemsizleştirmektedir (Chapra, 2018, s. 141). İslam’daki doğruluk ve adalet anlayışı, İslami finans sisteminin bir diğer temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle İslami finans sisteminde kâr ve fayda maksimizasyonu yerine, etik davranış ve ahlaki değerler bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır (Koçak, 2018, s. 70)

İslami Finansın Temel Dayanakları

İslami finans ilkeleri, Müslümanların hayatlarını düzenleyen dini kurallar bütünü olan Şer’i İlkelere dayanır. Şer’i ilkeler veya Şeriat “İslami hukuk” olarak tercüme edilebilir ve birinci evrede Kur’an, Hadisler ve Sünnete (Alrifai, 2017, s. 167), bu üç ana kaynağa ek olarak kıyas (analojik akıl yürütme), icmâ (bilimsel fikir birliği) ve içtihâd (bağımsız akıl yürütme) gibi ikincil kaynaklara dayanır (Soage, 2020, s. 67). Şeriat temeli (Kur’an, Sünnet ve Hadis) icmâ, kıyas ve içtihâd ile birleştiğinde “fıkıh” adı verilen İslam Hukuku ortaya çıkar (Alrifai, 2017, s. 168).

Fıkıh veya İslam Hukuku iki alana bölünmüştür: Bunlar kulun Allah ile ilişkilerini ele alan İbâdât (ritüeller) ve kulun kul ile ilişkilerini düzenleyen mu‘âmelât’tır (sosyal ilişkiler). İkincisi, İslami finansı şekillendiren kararları vermektedir. Mu’âmelât söz konusu olduğunda konsensüs, sonuç çıkarma ve muhakeme çok daha büyük bir rol oynamaktadır (Alrifai, 2017, s. 168). Muâmelât İnsanların birbirleri arasında olan alış-veriş, kira, şirketler, faiz, miras gibi iş ve faaliyetlerdir. Fıkhın ibadetler dışında kalan kısmını, yani hukukun tamamını ifade eder. Buna, “kişinin diğer fertlerle ve toplumla ilişkilerini düzenleyen fıkıh kâideleri” de denebilir. İslâm, toplumları oluşturan fertlerin şahsî ve gündelik hayatından aile hayatına, akrabalık ve komşuluk ilişkilerinden ticari ve iktisadi faaliyetlerine, eğitim ve öğretim hizmetlerinden huzur ve asayişi temin eden terbiye, nezaket ve görgü kurallarına kadar her alanda, insanların görev, sorumluluk ve haklarını, bunların ihlâli durumunda uygulanması gereken cezâî yaptırımları düzenlemiştir.

İslam Hukuku, İslami finansın da dayanağını oluşturur. İslam hukukunun amacına ulaşması için beşeri düzen ve ilişkilerin siyasi, ekonomik ve sosyal olmak üzere tüm alanlarını kapsayan ve düzenleyen ahlaki ve etik değerlere ihtiyaç duyulmaktadır (Koçak, 2018, s. 70).

İslami Finansın Esasları

İslami finans alanındaki araştırmacılar, İslam’da finansal uygulamayı yöneten ve ikisi pozitif üçü negatif (yasaklar) olmak üzere beş temel ilke ileri sürerler (Khamlichi, 2012, s. 53). Bunlar ;

  • Faiz yasağı prensibi,
  • Haram mal ve sektörlerden kaçınma prensibi,
  • Spekülasyon ve garar (belirsizlik) yasağı prensibi,
  • Kâr zarar paylaşımı prensibi ve
  • Bir varlığa dayama/bağlama prensibi şeklindedir. Ticaret, ortada mal veya hizmetin bulunması, bir taraftan diğer tarafa transferinin söz konusu olması ve bunun karşılıklı rızaya dayalı olarak gerçekleşmesi ile olur. Bu kapsamda olmayan her türlü mal transferi batıldır (Bayındır, 2015, s. 262).

İslam ekonomisi ve finansı, faiz, risk, belirsizlik ve spekülasyonlardan kaçınmayı öngörmektedir. Caiz kabul edilen yollarla gelir elde etmeyi şart koşar. Bütün ticari ve finansal işlemler sözleşmelere dayalı olarak alım satıma konu edilmeli, mal ve emtia takasında faize kesinlikle yer verilmemelidir. İslam, paranın zaman değerini potansiyel sermaye iken değil, sadece sermaye olarak aktif bir şekilde kullanıldığı zaman benimsemektedir. İslami finans sistemi stokçuluğu uygun görmemekte, aynı zamanda aşırı belirsizlik, risk ve kumar niteliğine sahip işlemleri de yasaklamaktadır. İlaveten İslamiyet sözleşmeler konusunda şeffaflığı ve yükümlülüklere bağlılığı kutsal bir görev olarak kabul etmektedir. İslami prensiplere göre işletilen bir ekonomide tüm bu ilkeler hassasiyetle takip edilmektedir. Adalet konusu son derece önemlidir ve sistem içindeki her bireyin haklarına hassasiyetle riayet edilir. Ayrıca, İslam ekonomisinin; piyasa mekanizması, özel teşebbüs, mülkiyet hakkı ve rekabete saygı göstermesi serbest piyasa ekonomisine yaklaşma eğilimi de göstermektedir. Piyasa işlemleri, bireysel, firma üzerinden veya ortaklık/şirket olarak İslami kurallara göre taraflar arasında düzenlenmiş kontratlar yapılarak gerçekleştirilir. İslam ekonomisi toplumsal refahın yükselmesine dikkat çeker. Diğer taraftan ise devlet mekanizması da reel ekonomi kanalları ile finansal kanallar arasındaki bağı oluşturarak büyüme ve adil gelir paylaşımı için tedbirler almakla görevlendirilmiştir (Trenovski, Merdzan ve Kozheski, 2019, ss. 584–585).

KAYNAKLAR

Alrifai, T. (2017). İslami Finans ve Yeni Finansal Sistem. Ankara: Buzdağı Yayınevi.

Bayındır, S. (2015). Fıkhi ve İktisadi Açıdan İslami Finans. İstanbul: Süleymaniye Vakfı Yayınları.

Buğan, M. F. (2019). İslami Hisse Senedi Piyasası (1.Edition.). Ankara: Nobel Bilimsel Eserler.

Chapra, M. U. (2018). İslam İktisadında Ahlak ve Adalet. İstanbul: İstanbul Üniversitesi İslam İktisadı ve Finansı Uygulama Ve Araştırma Merkezi.

Çapak, İ. (2018). İslam İktisadı İlmihali. (O. Üstün, Ed.) (1. bs.). İstanbul: İras Yayınları.

Çelik, İ. (2016). İslâm Finans Sisteminin Geleceğinin Aksiyomları. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, (49), 159–182.

Çolak, K. U. (2019). İslami̇ Endeksler ve Hi̇sse Senedi̇ Yatırımlarının İslami̇ Fi̇nans İlkeleri̇ Çerçevesi̇nde Değerlendi̇ri̇lmesi̇. Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi.

Çürük, S. A. (2013). İslami Finansın Türkiye’deki Gelişimi, Mevcut Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Doktora Tezi, Selçuk Üniversitesi.

Girard, E. ve Hassan, M. K. (2008). Is There a Cost to Faith-Based Investing: Evidence from FTSE Islamic Indices. The Journal of Investing, 17(4), 112–121. doi:10.3905/joi.2008.17.4.112

Karahan, H. ve Ersoy, H. (2016). Faizsiz Finansın Temel Prensipleri ile Türkiye’de Reel Kesimde Kullanılması. Maliye Finans Yazıları, 0(105), 93–114. doi:10.33203/mfy.312137

Khamlichi, A. El. (2012). Éthique et Performance : Le Cas des İndices Boursiers et des Fonds d’İnvestissement en Finance İslamique. Université d‘Auvergne.

Koçak, E. (2018). İslami̇ Fi̇nans ve Ekonomi̇k Büyüme: Türki̇ye Üzeri̇ne Ekonometri̇k Bi̇r Uygulama. Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, (51), 67–91.

Mtiraoui, A. (2018). Déceloppement Financier İslamique entre L’investissement et La Croissance Economique dans la région MENA et L’Asie de l’Est et Pacifique, 1–26.

Saiti, B. ve Ahmad, K. (2017). Fundamentals, Universe Creation And Appraisal Of Major Shari’ah-Compliant Stocks Screening Methodologies. Journal of The İnternational Institute of İslamic Thought and Civilization, 105–139.

Seçme, O., Aksoy, M. ve Uysal, Ö. (2016). Katılım Endeksi Getiri, Performans ve Oynaklığının Karşılaştırmalı Analizi. Muhasebe ve Finansman Dergisi, (72), 107–128. doi:10.25095/mufad.396724

Soage, A. B. (2020). An overview of Islamic finance: History, İnstruments, Prospects. Ediciones Universidad de Valladolid, 9, 60–81. doi:https://doi.org/10.24197/jstr.0.2020.60-81 Abstract:

Trenovski, B., Merdzan, G. ve Kozheski, K. (2019). Gelecekteki Krizleri Engellemek İçin İslami Finans Araçlarının Alternatif Olarak Kullanılmaları. ICOMEP’19-Spring içinde .

Vural, G. ve Kuzulu, Ö. (2019). İş Ortaklığına Dayalı Fi̇nansman Yöntemleri̇ni̇n İslami̇ Bankacılık Si̇stemi̇ndeki̇ Yeri̇: Ülkeler Arası Bi̇r Değerlendi̇rme. ISEFE içinde (ss. 148–180).

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.