KOBİ VE FİNANSMAN SORUNLARI

Açılımı “küçük ve orta büyüklükte işletmeler” şeklindedir.

Türkiye’de birçok kurum tarafından KOBİ tanımları yapılması nedeniyle özellikle AB ile iş birliği ve uyum konularında sıkıntılar yaşanmıştır. KOBİ tanımının AB ile uyumlaştırılması Bakanlar Kurulu’nun 2005/9617 sayılı kararı ile kabul edilerek küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin tanımına, niteliklerine ve sınıflandırılmasına ilişkin esasların belirlenmesi ve bu tanım ve esasların tüm kurum ve kuruluşların uygulamalarında esas alınmasını sağlamak amacıyla hazırlanan “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik” 18 Kasım 2005 tarihinde Resmî Gazete ‘de yayımlanmıştır.

Yönetmelik, yayım tarihinden altı ay sonra yürürlüğe girmiştir (29 Aralık 2005 tarih ve 26038 Sayılı Resmî Gazete). Son olarak, 18 Mart 2022 tarihli Resmî Gazete ‘de yayımlanan 5315 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla anılan Yönetmelikte, Küçük ve Orta Büyüklükte İşletme (KOBİ) tanımında parasal hadleri artıran bazı değişiklikler yapılmıştır.

KOBİ VE FİNANSMAN SORUNLARI

KOBİ

Bu son değişiklik ile KOBİ olmak için gerekli kriterlerden biri olan net satış hasılatı veya mali bilanço limiti, 125 milyon TL’den 250 milyon TL’ye çıkartılmıştır. Buna göre 250 kişiden az çalışan istihdam eden, yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 250 milyon lirayı aşmayan işletmeler KOBİ olarak tanımlanmaktadır. Yönetmelikle ayrıca 10 kişiden az çalışanı olan mikro işletmelerin yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosu 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkartılmıştır. Yine 50 kişiden az personeli olan küçük işletmeler için limit, 25 milyon liradan 50 milyon liraya yükseltilmiştir. Düzenleme ile 250’den az çalışanı olan orta büyüklükteki işletmeler için üst limit 125 milyon liradan 250 milyon TL olmuştur. Yeni düzenleme ile oluşan kobi sınıflaması şöyledir:

a) Mikro işletme: On kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri beş milyon (önceki düzenlemede üç milyon idi) Türk Lirası’nı aşmayan işletmeler.

b) Küçük işletme: Elli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri elli milyon (önceki düzenlemede yirmibeş milyon idi) Türk Lirası’nı aşmayan işletmeler.

c) Orta büyüklükteki işletme: İkiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri ikiyüzelli milyon (önceki düzenlemede yüzyirmibeş milyon idi) Türk Lirası’nı aşmayan işletmeler.

Yapılan bu değişiklikler de dikkate alındığında, küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ) ikiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri ikiyüzelli milyon Türk Lirası’nı aşmayan ve mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılan ekonomik birimleri veya girişimleri ifade etmektedir.

İşletmelerin mali durumları ve çalışan sayılarının belirlenmesinde yıllık olarak hesaplanan en son veriler esas alınmaktadır. Yeni kurulan ve ilk yıl hesapları henüz onaylanmamış işletmeler ile bilanço esasına göre defter tutmayan işletmelerde, sadece çalışan sayısı dikkate alınmaktadır. Son yıl hesaplarına göre çalışan bulunmadığı durumda ise cari yıl çalışan sayısı dikkate alınmaktadır. İlaveten, işletmede çalışan işçi, işveren vekilleri ve işverenler ile işletme sahipleri, işletmede düzenli olarak bir iş gören ve bunun karşılığında bir ücret alan ortaklar çalışan olarak dikkate alınmaktadır. Çıraklık ve mesleki eğitim sözleşmesi kapsamında işletmede mesleki eğitim gören çıraklar ve staj yapan öğrenciler çalışan sayısına dahil edilmemektedir.

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ), ülke ekonomilerinin bel kemiğini oluşturan kuruluşlardır. Gelişmiş ülkelerde toplam işletmelerin yüzde 98’ini KOBİ’ler oluşturmaktadır. Yine toplam istihdamın yüzde 62’si ve toplam yatırımların yüzde 38’i de KOBİ’lere aittir. Bu veriler, ülkemizde daha da yüksektir. Türkiye’de tüm işletmelerin yüzde 99,8’i KOBİ’lerden oluşmaktadır. Türkiye’deki KOBİ’ler toplam istihdamın da yüzde 76,7’sini sağlamaktadır. Ekonomik ve sosyal hayat için bu denli büyük öneme sahip olan KOBİ’lerin sert rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri ve gelişmelerini sürdürebilmeleri için finansal konularda avantajlı imkanlara sahip olmaları gerekmektedir.

KOBİ SORUNLARI

Türkiye’deki KOBİ’lerin yaşadığı dışsal sorunların başında ekonomik dalgalanmalar gelmektedir. Bu durum KOBİ’lerin finansmanla ilgili yaşadıkları sıkıntıları katlamaktadır. Alternatif finansman tekniklerini yeterince kullanamayan KOBİ’ler, ilaveten kredi temin etmede, özsermaye/işletme sermayesi yetersizliğinde, sermaye piyasasından fon elde etmede ve finansal yönetimdeki yetersizliklerde sorunlar yaşamaktadırlar.

İçsel sorunlar ise örgütlenme ve yönetim, tedarik, üretim yönetimi, pazarlama yönetimi, ihracat, finansal yönetim, muhasebe yönetimi, insan kaynakları yönetimi, halkla ilişkiler, ar-ge ve karar alma ile ilgili olan KOBİ’lerin kendi yapılarından kaynaklanan sorunlardır. KOBİ’ler stratejik kararların işletme sahip veya ortaklarınca alınıp orta veya alt düzey görevlilerin tam katılımının sağlanmaması, işletme bünyesinde mali danışman veya uzman istihdam etmemeleri, uzman bir finansman ekibi bulundurmamaları nedeniyle görülen genel yönetim yetersizliğine sahiptirler. Bu tabloya sermaye yetersizliği ve finansal planlama yetersizliği de eşlik etmektedir.

KOBİ’lerin bugün karşı karşıya kaldığı birçok sorunun gerisinde sermaye faktörü yatmaktadır. Girişimciler ellerindeki küçük sermayeler ile işletmeler oluşturmakta bu öz sermayeleri hem yatırım yapmakta hem de pazarlama çalışmaları için yeterli olmamaktadır. KOBİ’ler piyasa koşulları nedeni ile vadeli satışlarını da öz sermayeleri ile finanse etmek zorunda kalmaktadırlar. Daha kuruluş aşamasında başlayan bu öz sermaye sorunu KOBİ’leri yaşamları boyunca olumsuz etkilemektedir. Finansman için yabancı kaynak arayışına girerek banka kredilerine başvuran bu KOBİ’ler önce teminatlandırmada sonrasında ise finansman giderlerinde sorunlar yaşayarak kısa ömürlü olmaktadırlar.

KOBİ’lerin genel itibariyle ayrı bir finansman bölümü bulunmamaktadır. İşletme sahibinin işletmesiyle özdeşleşmesi ve bir kader birliğine girmiş olması, bu işletmelerin kredilendirilmesi şartlarında da etkisini göstermektedir. KOBİ’lerde oto-finansman düzeyi büyük işletmelere göre yetersiz seviyelerde kalmaktadır. KOBİ’lerde sermaye yoğunluğunun bir derece düşük olmasının bir başka sakıncası da gizli ihtiyatların oluşturulmasında yatmaktadır.

Dolayısıyla KOBİ’ler, yetersiz finansman bilgisi ile finansman tekniklerini yeterince izleyememe, sermaye piyasasına girememe, yeni ortak alımında her iki tarafta da tereddütler, oto-finansman olanaklarının kısıtlı olması, genelde kredi almada teminat sorunu gibi sıkıntılar yaşamaktadırlar.

KOBİ işletmelere batık kredilerin oranlarının yüksek olduğu kısım mikro işletmelerdir. Takipteki alacaklar ve batık krediler oranının diğer KOBİ’lere göre çok daha yüksek olduğu 0-9 kişinin çalıştığı bu işletmeler yukarıda sayılan birçok yetersizliğin merkezinde olan işletme grubudur. Mikro ve küçük KOBİ’lerin, tüm KOBİ’ler içerisinde büyük yer tuttuğu bilinmektedir. O nedenle KOBİ’leri kredilendirirken, onların birleşmeler ve iş birlikleriyle büyümelerini özendirici çalışmalara da ihtiyaç olduğu görülmektedir. KOBİ’ler kredilendirilirken bankaların buna uygun projeler geliştirmesi iş birlikleri ve ortaklıkları özendirmesi gerekmektedir.

KOBİ’lerin son yirmi yılda toplam kredilerden aldığı pay %20 civarında artmıştır. Haziran 2022 itibariyle KOBİ kredilerinin payı %24 olup, ekonominin motoru ve istihdam kaynağı olan KOBİ’lerin kaynak dağılımından yeterince yararlanamadığı görülmektedir.

word image 41748 1

Son dönemlerde kaynakların sürdürülebilir ekonomik faaliyetin ihtiyaç duyduğu alanlara yönelmesi, kredilerin amacına uygun kullandırılması daha çok konuşulur olmuştur. Bu durum finansman kaynaklarının etkin ve adaletli dağıtılması için gereklidir. Kreditör kaynağın doğru yerde kullanılmasından sorumludur. 2022 Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı döneminde 54 milyar TL’den 558 milyar TL’ye yükselen KOBİ kredi kullandırımlarında TCMB ve BDDK tarafından yapılan düzenlemelerin etkili olduğu düşünülmektedir.

İslami finans, projeyi ve satın almaları finanse eden yapısı, iş ortaklığı temelli finansman yöntemlerini özendirmesi, kaynak israfını önleyen anlayışı ile insan odaklı toplum refahını hedeflemesi, yukarıda sayılan sorunların çözümünde önemli bir finans sistemi olarak karşımızda durmaktadır.

 

KAYNAKLAR

Demirci, N. S., & Kutlu, H. A. (2007). KOBİ’lerin Finansal Sorunları ve Çözüm Önerileri. 4. KOBİ’ler ve Verimlilik Kongresi. https://www.researchgate.net/publication/320550623

Erol, M. (2010). Ekonomik Kriz ve KOBİ’ler. Girişimcilik ve Kalkınma Dergisi, 5(1).

İraz, R. (2005). Küresel Rekabet Ortamında Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Ulusal Sosyo-Ekonomik Sisteme Katkıları Açısından Değerlendirilmesi. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 13, 223–236.

8 (bddk.org.tr)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.