SANAYİ 4.0

Sanayi 4.0, sanayi üretimini yüksek teknoloji ile donatarak, makineler arası iletişim çağına yani siber fiziksel sistemlere geçişi esas almakta olup, ekonomiden sosyal düzene kadar yapacağı radikal dönüşümler ile neden yeni bir sanayi devrimine geçileceğini de ortaya koymaktadır. Bu süreçte, akıllı fabrikalar ile akıllı ürün uygulamaları kendini göstermektedir. Diğer yandan, tüm üretim süreçlerini tek başına yönetmeye aday robotların dönemine geçiş, insanoğlunun korkulu rüyası olan makineleşmenin iş gücü talebini azaltacağına dair düşüncesini de robot teknolojisi ile birlikte yeniden gündeme taşımıştır.

Endüstri 4.0 ya da 4. Sanayi Devrimi terimi ilk olarak 2011 yılında Almanya Hannover Fuarında kullanılmıştır. Ekim 2012 yılında ise Robert Bosch GmbH ve Henning Kagermann çalışma grubu oluşturarak hazırladıkları 4. Sanayi Devrimi öneri dosyasını Alman Federal Hükümeti’ne sunmuşlardır.

Üretim sektöründeki önemli endüstriyel devrimler sonrası ülkeler ve şirketler küresel boyutta yaşanan bu değişimlere ayak uydurmak zorunda kalmış ve artan rekabet koşulları arasında rekabet üstünlüklerini devam ettirebilmek amacıyla bazı stratejiler geliştirmişlerdir. Almanya’da gündeme gelen Endüstri 4.0 da bu stratejilerden birinin adıdır.

Sanayi Devrimleri

Tarih boyunca dört büyük endüstriyel devrim yaşanmıştır;

  1. Su ve buhar gücünün daha verimli kullanılmasını sağlayan mekanik tezgahların bulunması,
  2. Henry Ford’un üretim bandı tasarımı ve elektriğin seri üretimde kullanılmaya başlanması, üretim hattının geliştirilmesi,
  3. 1970’lerde üretimde mekanik ve elektronik teknolojilerin yerini dijital teknolojiye bırakmasına sebep olan programlanabilir makinelerin kullanılmaya başlanması, 
  4. Endüstri 4.0 ise 4. Endüstriyel Devrimi başlatacağı düşünülen endüstriyel bir strateji planının geliştirilmesidir.
Endüstri devrimleri, geçmişten bu yana Dünyayı ve toplumları küresel boyutta etkilemiştir. Üretmek insanoğlu için hep bir zorunluluk olmuş ve üretimi devam ettirmek adına yeni arayışlar içinde olunmuştur. İnsanlar, sürecin devam edebilmesi için ürettiklerini aynı zamanda duyurmak ve göstermek durumundadır. Hangi mesleğin ya da sektörün geçmişine bakarsanız bakın tarihsel gelişmelerinde hep sanayi devrimi olgusu yatar. Bu döngünün sonucu olarak gelişen ulaşım ve iletişim araçları olmuş dolayısıyla bilişim teknolojileri gelişmiş yeni sektörler ortaya çıkmıştır. 

Sanayi 4.0 temel olarak Bilişim Teknolojileri ile Endüstriyi bir araya getirmeyi hedeflemektedir. Ana bileşenler;

  • Yeni Nesil Yazılım ve Donanım, yani bugünün klâsik donanımlarından farklı olarak düşük maliyetli, az yer kaplayan, az enerji harcayan, az ısı üreten, ancak bir o kadar da yüksek güvenilirlikte çalışan donanımlar ve bu donanımları çalıştıracak işletim ve yazılım sistemlerinin kaynak ve bellek kullanımı açısından tutumlu olması hedefidir. 
  • İkinci ve belki de en önemli bileşen ise Cihaz Tabanlı İnternet (İnternet of Things), yeryüzündeki tüm cihazların birbiriyle bilgi ve veri alışverişi için kullanıldığı, her türlü araç gerece entegre edilmiş, sensör ve işleticilerle donanmış, internet bağlantılı akıllı elektronik sistemlerdir. Bu sisteme kısaca Siber-Fiziksel Sistemler de diyebiliriz. Üretim sürecinde fabrikalardaki makinelerde siber-fiziksel sistemlerin kullanılması demek insanlardan neredeyse bağımsız olarak kendi kendilerini koordine ve optimize ederek üretim yapabilecek ‘akıllı fabrikalar’ demektir.

İçinde bulunduğumuz süreçte, hızla yaygınlık kazanan 4. Sanayi Devrimindeki temel amaç, kendini yönetebilen üretim süreçlerinin olduğu akıllı fabrikaların hayata geçirilmesidir. Akıllı fabrika oluşturmak ise ancak “Siber-Fiziksel Sistem” ve “Nesnelerin İnterneti” ile mümkün olabilmektedir.

Eğer Sanayi 4.0 stratejisi gerçekleşirse üretim süresi, maliyetler ve üretim için ihtiyaç duyulan enerji miktarı azalacak, üretim miktarı ve kalitesi artacaktır.

4. Endüstri Devrimi de şüphesiz yeni sektörlerin açılmasına ve geride kalmış sektörlerin yok olmasına sebep olacaktır. Bu durum yalnızca sektörler için değil insanlar, şirketler, ülkeler için de böyledir ve yeni endüstriye ayak uyduramayan her şey bu durumdan olumsuz etkilenecektir. 
Endüstri 4.0’ın pozitif yönleri olumsuz etkilerini kısmen düzeltebilir her ne kadar istihdam sorunları olacaksa da yeni iş alanları da ortaya çıkacaktır. Akıllı fabrikalarda akıllı ürünler üretmek ve bu ürünlerin hayatımızı kolaylaştırması ve bunu az enerjiyle yapacak olması büyük bir artıdır. Akıllı ürünlerin üretilmesiyle bu ürünler ihtiyaca göre farklı alanlara uyarlanıp gelişmeler sağlanabilecektir. Üç boyutlu yazıcılarla basit yapıda olan ürünleri herkesin üretebilecek olması, üretenle tüketenin aynı olması günümüzde hayal edilen başka bir pozitif yöndür.

Endüstri 4.0 stratejisinin hayata geçmesinde ilk aşamada donanım ve yazılım bölümünün hayata geçmesi bir problem teşkil etmeyecek gibi görünmektedir. Çünkü donanım ve yazılım için kullanılacak enerjinin az olacağı düşünüldüğünde ve internet protokolünün 6. sürümü IPv6 ile birlikte milyarlarca cihazın İnternet’e bağlanmasının yolu açıldığından başlangıç olarak bir sıkıntı olmayacak demektir. Fakat üretim süreçlerinde kullanılacak makinelerin hepsinin Endüstri 4.0’ın standartlarına uygun hale getirilmesi ve programlanmasının kolay olmadığı aşikârdır.

Zorlukları;

  • Riske girmek istemeyen şirketler ve paydaşları arasındaki uzlaşmazlıklar,
  • Değişimin maliyetli olması ve bir sorun çıktığında yine mali sorun oluşturması,
  • Üretim süreçlerinin bütünlüğünün korunması gerekliliği gibi sorunlara çözüm bulmak zaman alacak gibi görünüyor. Bütün bu stratejilere planlara rağmen dijitalleşme süreci uzun bir yoldur ve bu yolun işbirliğiyle daha hızlı katedilmesi mümkün olacak.
Türkiye bu gelişmelerin neresinde?
  • Türkiye hem makine ithal etmekte hem makine üretmektedir. İthal edilen makinelerin çoğu akıllı (bilgisayar kontrollü) makinedir. Ama bunları kullanabilmekte zorlanılmaktadır. İşletmeci makinelerin özelliğinden yararlanamamaktadır. Yerli üretilen makinelere akıl (bilgisayar kontrolü) yüklenememektedir. Bu nedenle içeride ve dışarıda talebi olan makine üretilememektedir. Metal maliyeti yüksek ucuz makineler üretilmektedir. Örneğin Kahramanmaraş sanayisinin temel ürünü olan pamuk ipliğini üreten milyon euro’luk makinelerin hepsi ithal makinelerdir. En küçük parçası dahi yine ithal edilmektedir. Tekstilde, giyimde, konfeksiyonda en büyük ihracatçı ülkelerden biri olan Türkiye makineler için yurt dışına milyon euro’lar ödemektedir. Yaptığımız ihracatın cari açığa hiçbir faydası olmamaktadır. Kısacası işin hamallığını yapılmaktadır. Almanya’da, İsviçre’de, Belçika ve Avusturya’da pamuk tarımı olmamasına rağmen tekstil makineleri bu ülkelerde imal edilmektedir.
  • En gelişmiş sanayi üretim birimlerinde akıllı makineleri birbiriyle konuşturmaya henüz başlanamamıştır.

Türkiye’de sanayide akıllı makine kullanımı konusunda  ihtisaslaşan, akıllı makine üreten veya akıllı makine kullanımını programlayan  girişimciler, bu işin öncüleri on yıl önce “ENOSAD-Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği” isimli bir sivil toplum kuruluşunun şemsiyesi altında toplanmışlardır.

Bilişimdeki gelişme sonucu şimdilerde sanayide kullanılan makineler akıllı makinelerdir. Makinelerin bilgisayarlar tarafından yöneltilen beyinleri bulunmaktadır.

Kısaca “Sanayi 4.0” diye adlandırılan, yeni dönemde ise her biri farklı bilgisayar tarafından yönlendirilen makineler bir bütün olarak ana bilgisayarların kontrolüne girmektedir.

Basit anlatımıyla daha önce tek tek makineleri yöneten bilgisayarlar, bundan sonra fabrikaları yönetecektir. Buna “Akıllı Fabrika Dönemi”, ”Akıllı Üretim Dönemi” (Intelligent-Smart Factories) denilmektedir.

Bilişim çağının uzantısı olan bu otomasyon döneminin hedefi uyum, kaynak verimliliği insana uyumlu çevrenin yaratılması, hem müşterilerin hem de iş-değer sürecinde iş ortaklarının entegrasyonunu sağlamak olarak belirlenmiştir.

Ar-Ge, teknoloji, yenilikçilik, yüksek katma değer, verimlilik denilen şeyler sanayide bilişimin daha fazla ve etkin kullanımını gerektirmektedir. Bu etkinlik, bunun bir ihtiyaç ve olmazsa olmaz olduğunun anlaşılması ve bunu yapacak elemanların, kadroların, şirketlerin sanayi kesimine hizmet verecek güçte olmasıyla mümkün olabilecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.