TÜRK BANKACILIĞI’NA GENEL BİR BAKIŞ

Türk Bankacılık sektörü 2000’li yılların başında yapılan düzenlemeler ile konjonktürün de etkisiyle önemli bir büyüme ivmesi yakalamıştır. Sermaye yapıları ile güçlü bir görüntü sergileyen Türk bankaları yurtdışından önemli bankalarla ortaklıklar kurmuşlardır.

Türkiye’de halka açık olan oniki banka bulunmaktadır. Bu oniki banka dışında kamu sermayeli olarak halka açık olmayan bir tek T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vardır. Bu banka halihazırda aktif büyüklüğü ve karlılığı ile Türk Bankacılık Sektörünün en büyüğü durumundadır.

Bunların dışında halka açık olmayan özel sermayeli mevduat bankaları ( Anadolubank, TEB, Fibabank, Turkishbank gibi, ), Türkiye’de kurulmuş yabancı sermayeli bankalar ( Burganbank, Odeabank, ING Bank gibi ) ve katılım bankaları ( Türkiye Finans, Kuveyt Türk gibi) bulunmaktadır. Halka açık olan bu oniki banka, sektörün olduğu gibi borsanın da en büyüklerini oluşturmaktadır. Bankacılık endeksi, BİST 100’ü sürükleyen / yön veren endeks durumundadır.

Halka açık bankaların borsadaki yabancı payları ve sermayeleri içinde yabancı payı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Bu oniki banka içerisinde lokomotif sayılacak birkaç bankanın hisselerinde yabancı payı %80’ler civarındadır.

Bankalar Ortaklık Durumu ve Halka Açıklık Oranları - TÜRK BANKACILIĞI'NA GENEL BİR BAKIŞ

Türk Bankacılık sektörünün yabancı sermayenin elinde olduğu son yıllarda oldukça sık dillendirilen bir konudur. Yabancıların elinde olan sermaye oranı Eylül 2016 itibarıyla yüzde 35.1’dir. Yaklaşık %10’luk Garanti Bankası hisse devri bankacılıktaki yabancı payını bir puana yakın artırdığı farzedilirse  ve yabancı payının güncel olarak %36’lar seviyesinde olduğu ifade edilebilir.

Yukarıdaki tabloda yabancı paylarının yatırımcı dağılımının nicelik ve niteliği de önemlidir. Hisselerin kaç tane yatırımcı tarafından alındığı, yatırımcıların fonlar, muhtelif yatırım bankaları, yabancı sermayedar veya iştirakler vs. gibi kimler olduğu da bilinmesi gerekli ayrıntılar olarak görünmektedir.

Türk Bankacılık Sektöründe Aralık 2016 dönemi itibarıyla,

  • 34 adet Mevduat,
  • 13 adet Kalkınma Yatırım ve
  • 5 adet Katılım Bankası olmak

üzere toplam 52 banka faaliyet göstermektedir.

Türk Bankacılık Sektörünün aktif büyüklüğü Aralık 2016 döneminde bir önceki çeyreğe göre %7,8 artarak 2.731 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

Türk Bankacılık sektörünün aktif büyüklüğünü aktifleri en büyük bankalar ile karşılaştırmak için aşağıdaki tabloya göz atılabilir.

Bel1 - TÜRK BANKACILIĞI'NA GENEL BİR BAKIŞ

Türkiye’de Tekstilbank’ı satın alarak faaliyetlerine başlayan Çinli ICBC, 3.549.880.000.000 USD’lik aktif büyüklüğü ile dünyanın en büyüğü durumundadır. Diğer bir ifade ile bizim bankacılık sektörünün yaklaşık 5 katı büyüklüğündedir.

Aşağıda BDDK’nın Aralık 2016 raporundan alınan öz kaynak ve aktif kârlılık grafiklerini görülmektedir.

Aktif Karlılık - TÜRK BANKACILIĞI'NA GENEL BİR BAKIŞ

Her onbin liradan 189 TL gelir elde eden Türk bankalarının kârlılığı oldukça yüksektir. Türkiye’nin en iyi yönetilen bankalarından Garanti Bankası, 2016 yılında her 10.000 TL’sinden 178 TL kâr sağlamıştır. 2012 yılına ait bir yazıda Alman devi Deutsche Bank’ın her 10 bindolardan 12 dolar kâr edebildiği ifade edilmektedir. 

2000’li yıllardan itibaren Türk banka bilançolarına göz attığımızda artık amaçlarına uygun hareket ettikleri gözlemlenmektedir. Yüksek menkul kıymet varlıklarının yerini artık krediler almış durumdadır. Gelir tablosunun en büyük rakamlarını faiz gelir ve giderleri oluşturmaktadır. Fakat bunlara ilaveten;

– Marjların daralması ile birlikte bankalar faiz dışı gelir oluşturmak için verdiği hizmetlerin her biri için ücret ve komisyon almaya başlamışlardır. Bu konuda aşırıya giden uygulamalar bazen yarıya intikal etmiş, BDDK tarafından düzenleme yapılması ihtiyacı doğmuştur. Her 3 ayda bir devre faizi tahsil dönemlerinde bütün pazarlama portföylerine kampanya düzenleyip en çok kim faiz dışı gelir elde edecek yarışına sokulması etik olmayan uygulamalardan biridir. Bu yarışlarda ticaret erbabı Ali amcamın cebinden haksız olarak parası alınmıştır. Kimi bankalar buna “kredi tahsis komisyonu” vb. isimler bulurken, kimisi faizi müşteriye fazla bildirerek örtülü olarak olması gerekenden yüksek tahsilat yapmışlardır.

– Yabancı sermayeli bankalar, kârlılığı yüksek olan bankacılık ürünlerinin satışına ağırlık verirken, ülke sanayisinin finansmanında biraz çekimser davranmaktadırlar.

– Bankalar, maliyeti düşük personel çalıştırmayı, kaliteli / formasyonu yüksek çalışanlara tercih etmektedirler. BNP Paribas’nın, 50 yaşın üzerinde portföy yöneticileri çalışanları bulunmaktadır.

Kredi tahsis süreçleri basitleştirilmiş, kadro kaliteleri düşürülmüştür. Kredi analiz kadroları, satış kadrolarının neredeyse alt bir kadrosu haline gelmiştir. Kredi, bilgi ve belge işidir. Piyasa hafızası gerektirmektedir.

Aşağıda BDDK‘nın 2016 raporundan alınan tablo görülmektedir.

Takipteki Krediler - TÜRK BANKACILIĞI'NA GENEL BİR BAKIŞ

Bankalar, batık varlıklarını satarak zaman zaman bilançolarını düzeltmektedirler. Böylece rasyoları daha anlamlı hale gelmektedir. Fakat bunun öncesinde, sistemin kaynaklarını doğru firmaya, doğru vade de, doğru ürünle plase etmeleri elzemdir. Aksi takdirde yapılan bir kaynak israfıdır. Daha fazla kâr etmek için etik olmayan uygulamalardan kaçınılmalıdır. Basiretli iş adamı olma kriterini müşterilerinde arayan bankalar da basiretli birer tüccar gibi davranmak zorundadırlar.

Son olarak, sadece yurt içinde değil, başarısını yurt dışında potansiyel pazarlarda sürdüren bir bankacılık sektörü Türk ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır. Ticaretimizin yoğun olduğu ülkelerde şubelerimizin olması hem maliyet açısından hem de iş süreçleri açısından büyük avantaj sağlamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.